
Eski bir dindir kapitalizm, 16. Yüzyıl'da protestanlığı, 20. Yüzyıl'da da Ilımlı İslam'ı mezheplerine eklemiştir.

Eski bir dindir kapitalizm, 16. Yüzyıl'da protestanlığı, 20. Yüzyıl'da da Ilımlı İslam'ı mezheplerine eklemiştir.
Bu söz, kapitalizmin sadece ekonomik bir model değil, insan zihnini ve inanç dünyasını şekillendiren hegemonik bir din olduğunu sarsıcı bir felsefi derinlikle gözler önüne seriyor. Yazar, Max Weber’in meşhur tezine atıfta bulunarak, kapitalizmin hayatta kalmak ve yayılmak için geleneksel inanç sistemlerini nasıl kendi potasında eritip dönüştürdüğünü vurguluyor. 16. yüzyılda Protestanlığın çalışmayı kutsayan ahlakı ile 20. yüzyılda Ilımlı İslam kavramının küresel serbest piyasayla uyumlu hale getirilmesi, kapitalizmin teolojik adaptasyon gücünü simgeliyor.
Psikolojik açıdan ise bu durum, bireyin aşkınlık ve vicdani rahatlama arayışının, tüketim toplumunun dinamikleri tarafından nasıl manipüle edildiğini açıklar. İnsanlık, kendi kutsallarını yaşarken aslında farkında olmadan kapitalizmin mabetlerinde ibadet etmekte ve onun kurallarına biat etmektedir. Alıntı, sistemin her türlü inancı kendi mezhebine dönüştürerek insanı özünden uzaklaştıran o devasa gücüne karşı entelektüel bir başkaldırıdır.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git