
Gel seninle bir kez daha ağlayalım. Yaşanmışlara, yaşanmamışlara, bir de hiç yaşanmayacaklara.

Gel seninle bir kez daha ağlayalım. Yaşanmışlara, yaşanmamışlara, bir de hiç yaşanmayacaklara.
Bu söz, insanın zamanla, kaderle ve kendi içsel boşluğuyla olan hesaplaşmasını üç farklı boyutta ele alan sarsıcı bir hüzün davetidir. Yazar, seninle diyerek acıyı tek başına taşımaktan yorulan ruhun, varoluşsal yalnızlığını bir başkasının şefkatinde eritme arzusunu fısıldar. Ağlamak, burada sadece bir keder dışavurumu değil, aynı zamanda ruhsal bir arınma ve yüzleşme eylemidir.
Alıntıda geçen üç aşama, insan psikolojisinin zaman algısını özetler. Yaşanmışlar geçmişin yükünü ve kayıplarını, yaşanmamışlar kaçırılan fırsatların ve keşkelerin burukluğunu, hiç yaşanmayacaklar ise geleceğe dair umutların kesin olarak yitirilişini simgeler. Bu yönüyle söz, felsefi olarak hayatın kaçınılmaz trajedisini ve imkansızlıkların getirdiği o ağır teslimiyeti kabullenme çabasıdır. Şairane bir dille örülen bu hüzün, insanı geçmişin ve geleceğin yasını aynı anda tutmaya davet eder.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git