
Gidenler yavaş yavaş unutulur; gözün önünden geçen, daha sonra akıldan geçer.

Gidenler yavaş yavaş unutulur; gözün önünden geçen, daha sonra akıldan geçer.
Bu söz, insan hafızasının ve duygusal dünyasının en kaçınılmaz yasalarından birini, yani zamanın ve mekânın unutturucu gücünü felsefi bir derinlikle ele alıyor. Psikolojik açıdan bakıldığında, insan zihni varlığını sürdürebilmek ve kayıpların getirdiği acıyla baş edebilmek için tasarlanmıştır. Görsel temasın kesilmesi, zihnimizdeki duygusal bağların da yavaş yavaş gevşemesine neden olur. Kadim bir hakikat olan "gözden ırak olan, gönülden de ırak olur" düşüncesinin edebi bir yansıması olan bu ifade, fiziksel mesafelerin zamanla zihinsel mesafelere dönüştüğünü vurgular. Gözün önünden çekilen her imge, belleğin derinliklerinde kaçınılmaz olarak silikleşmeye mahkumdur. Bu durum ilk bakışta hüzünlü görünse de, aslında insan ruhunun hayata tutunma ve kendini iyileştirme refleksidir. Unutmak, insanı geçmişin prangalarından kurtaran şifalı bir sığınaktır.

Hemen şimdi halklar konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git