
Platon'un; "Krallar filozof olsa ve filozoflar kralların tahtında otursaydı." şeklindeki dileği, iki bin yıllık tarihte gerçekleşmedi. Halbuki, 20. yüzyılda Atatürk'ün şahsında Platon'un istediğini görmekteyiz.

Platon'un; "Krallar filozof olsa ve filozoflar kralların tahtında otursaydı." şeklindeki dileği, iki bin yıllık tarihte gerçekleşmedi. Halbuki, 20. yüzyılda Atatürk'ün şahsında Platon'un istediğini görmekteyiz.
Platon'un "Devlet" adlı eserindeki o ütopik ve kusursuz lider (Filozof Kral) arayışının, tarihsel bir analizi ve Atatürk'e yönelik muazzam bir övgüdür. İki bin yıl boyunca dünyayı yöneten krallar hep cahil, kaba ve zorba olmuş; felsefe ve bilim üreten filozoflar ise hep ezilmiş ve öldürülmüştür. Yazar, bu imkansız sentezin (hem devleti yönetecek kadar güçlü bir asker/lider, hem de kitap okuyup medeniyet üretecek kadar bilge bir filozof) tarihte ilk ve tek kez (Atatürk'ün şahsında) vücut bulduğunu iddia eder. Asker ve aydın sentezidir.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git