Büyütmek eylemi. Bir kimsece bakılıp yetiştirilmiş kimse. Uzaktaki bir cisme ırakgörür ya da benzeri bir araçla bakıldığında cismi gören açının çıplak gözle bakıldığı zamanki açıya oranı.
Bir çiçeği büyüten sevgi, insanı değiştirmez mi sanıyorsun?
Antoine de Saint-Exupery / Küçük Prens
Allah, küçük musibetleri büyüten kişiyi daha büyük musibetler ile imtihan eder.
Hazreti Ali
Çocuklarınızı sakın bu dünyada iyiler kazanır diye büyütmeyin. Onlara deyin ki: Dünyada hep arsızlar, çığırtkanlar, kötüler ve ikiyüzlüler kazanır. Ama sen onursuz bir kazancın, onurlu bir kaybedişe asla ulaşamayacağını bil ve hep iyi kal.
Metin Akpınar
Talihin cilvesine bırakılan her tohumun içinde geleceğin büyütüp geliştireceği bir acı başağı vardır.
Henri Frederic Amiel
Uyum, küçük şeyleri büyütür, uyumsuzluk ise büyük şeylerin çürümesine sebep olur.
Sallustius Crispus
Çocuk büyütürken evi temiz tutmak, kar hala yağarken kapının önünü temizlemek gibidir.
Phyllis Diller
Yani sırf kan çekmiyor herhalde. Böyle karşılıksız aşklar büyütüyoruz ya biz içimizde; biz seninle oradan da hısımız galiba.
Yeditepe İstanbul