
Meyletme Sözleri
Meyletme, insan ruhunun sessizce bir yöne doğru bükülmesi, kalbin ve aklın bir arzuya ya da düşünceye doğru fısıltıyla akmasıdır. Edebiyatta ve felsefede bu kavram, iradenin teslimiyeti ile arzunun uyanışı arasındaki o son derece ince sınırda konumlanır. İnsanın bir güzele, bir fikre, bazen de kendi kaçınılmaz felaketine doğru attığı o ilk gayriihtiyari adım, sanatın ve şiirin en verimli estetik damarlarından birini besler. Doğu klasiklerindeki tasavvufi yönelişlerden Batı edebiyatının varoluşsal sürüklenişlerine kadar geniş bir yelpazede meyletmek, ruhun kendi pusulasını arama serüvenidir. Karşı konulamaz bir içsel çekim gücünün etkisiyle şekillenen bu zarif yönelim, insanı kendi sınırlarıyla yüzleştirerek ona varoluşunu hatırlatır.Klasik eserlerin satır aralarında, şairlerin melankolik dizelerinde ve sinema tarihinin zihinlerde yer eden repliklerinde bu kavramın izini sürmek her zaman mümkündür. Çünkü meyletmek, sadece fiziksel bir yönelme değil, aynı zamanda bilinçli bir rıza ve duygusal bir teslimiyet halidir. Romanlardaki kahramanların trajik sonlarını hazırlayan ya da onları yüce bir aşka ulaştıran tüm büyük kırılma noktaları, her zaman bu sessiz eğilimle başlar. Kadim düşünürlerin ve usta yazarların üzerinde hassasiyetle durduğu bu yöneliş, insan doğasının hem en kırılgan hem de en asil tarafını gözler önüne serer. Kendi iç dünyamızdaki o gizli çekim merkezlerini keşfetmek, kelimelerin ve zamansız aforizmaların rehberliğinde bu yönelişlerin edebi derinliğine inmekle başlar.
