
Tanrı'yı idrak eden, akıl değil gönüldür. İnanç, gönül tarafından kavranmış olan Tanrı'dır ama akıl değildir.

Tanrı'yı idrak eden, akıl değil gönüldür. İnanç, gönül tarafından kavranmış olan Tanrı'dır ama akıl değildir.
Bu söz, inancın ve maneviyatın mantıksal veya bilimsel bir formülle değil, tamamen sezgisel ve kalbi bir yolla anlaşılabileceğini savunur. Akıl, kanıt arar, sınır çizer ve analiz eder; bu yüzden sınırsız olanı kavrayamaz. Ancak gönül (ruh veya kalbin derinliği), evrensel hakikati kanıtlara ihtiyaç duymadan hisseder ve ona bağlanır. Dini veya mistik deneyimin tamamen duygusal ve ruhsal bir boyutta yaşandığını anlatan derin bir tespittir.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git