
Çağımızın en büyük hastalığı amaçsızlık, can sıkıntısı ve anlam ve amaç eksikliğidir.

Çağımızın en büyük hastalığı amaçsızlık, can sıkıntısı ve anlam ve amaç eksikliğidir.
Bu söz, modern insanın içine düştüğü varoluşsal boşluğu ve tüketim toplumunun yarattığı ruhsal erozyonu çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Teknolojinin ve hızın zirve yaptığı günümüzde, fiziksel konfora ulaşmak her ne kadar kolaylaşsa da bireyin kendi iç dünyasıyla kurduğu bağ giderek zayıflamıştır. Psikolojide Viktor Frankl’ın varoluşsal boşluk olarak tanımladığı bu durum, insanı sürekli yeni uyaranlar aramaya ve nihayetinde kronik bir can sıkıntısına sürükler. Anlamdan yoksun her eylem, modern bireyi kendi varlığına yabancılaştırarak onu derin bir amaçsızlık sarmalına hapseder.
Alıntı, çağımızın en büyük krizinin maddi değil, manevi ve zihni bir yön kaybı olduğunu fısıldıyor. İnsanın hayatta kalmak için bir nedene ihtiyacı vardır; bu neden kaybolduğunda ruh hastalanır. Dolayısıyla bu tespit, sadece sosyolojik bir durum tespiti değil, aynı zamanda bireyin kendi içine dönerek yaşamına yeniden derinlik ve değer katması gerektiğine dair felsefi bir uyarı niteliğindedir.

Hemen şimdi kitaplar konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git