
Haccın özünü anlamayan kimse, hediye dolu bir bavul ve boş bir zihinle ülkesine geri döner.

Haccın özünü anlamayan kimse, hediye dolu bir bavul ve boş bir zihinle ülkesine geri döner.
Ali Şeriati'nin (Hac kitabındaki) o efsanevi sosyolojik ve felsefi din eleştirisidir. İnsanlar Hac ibadetini genellikle sadece Kâbe'nin etrafında dönüp, taş atıp (ritüelleri mekanik olarak yapıp) memlekete alışveriş bavullarıyla ("zemzem ve hurma ile") dönülen turistik bir görev sanırlar. Oysa yazar; Haccın aslında eşitlik, mahşer provası ve İbrahimî bir başkaldırı (öz/felsefe) olduğunu söyler. Bu derin manayı kavramadan sadece şekil şartlarını yerine getiren bir dindarın, fiziken yorulsa da manen hiçbir şey kazanmadan (zihni "boş" olarak) geri döneceğini acı bir dille hatırlatır.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git