
Hepimiz yanan bir binaya koşacağımıza inanırız ama o sıcaklığı hissedince kararsız kalırız.

Hepimiz yanan bir binaya koşacağımıza inanırız ama o sıcaklığı hissedince kararsız kalırız.
İnsan ahlakının, sahte kahramanlığın ve klavye delikanlılığının sınırlarını çizen çok gerçekçi bir sosyolojik (veya sinematik) tespittir. Konfor alanında (güvendeyken), herkes kendi içinde bir kahraman olduğunu, haksızlığa karşı duracağını veya birini kurtarmak için ölüme atlayacağını iddia eder (yanan binaya koşacağına inanır). Ancak teori pratiğe dönüştüğünde, ölümün soğukluğunu (o sıcaklığı) teninde hissettiğinde, insanın asıl hayatta kalma (korkaklık) güdüsü devreye girer ve geri çekilir. Alıntı, insanın o teorik cesaretiyle pratik korkaklığı arasındaki uçurumu yüzümüze çarpıyor.

Hemen şimdi yönetmenler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git