
Eşkıya (1996)
Eşkıya, Türk sinemasının Yeşilçam’dan modern döneme geçişinde bir dönüm noktası kabul edilen, dostluğun, aşkın ve geçmişe duyulan bağlılığın o hüzünlü destanını anlatan anıtsal bir sinema başyapıtıdır. Film, hapisten çıkan eski bir eşkıyanın, değişen İstanbul sokaklarında geçmişin hesabını sorma ve sevdiğini bulma mücadelesini beyaz perdeye taşır. Yapımdan geriye kalan replikler, ihanet, sadakat ve aşk üzerine yazılmış sarsıcı aforizmalardır.Diyaloglarda geçen ‘Hayat seni öyle bir yere getirir ki, arkana bakmaktan başka çaren kalmaz’ felsefesi, izleyicide derin duygusal sorgulamalar yaratır. Karakterlerin o cehennemin ortasında gösterdikleri sadakat, insan olmanın en asil halini gözler önüne serer. Eşkıya, sinemamızda dostluğun ve aşkın en güçlü sinematik ifadelerinden biridir.
