Teslimiyetçilik (boyun eğme veya edilgenlik olarak da adlandırılır), kişinin kendisinden üstün gördüğü birinin, üstlerinin, topluluğun ya da bir felsefenin, meşru etkisine boyun eğme koşuludur.
Eğer iki insan da aynı şeyi arzu ederse, ikisinin de aynı anda buna sahip olması mümkün olamazsa, düşman haline gelirler ve birbirlerini yok etmeye ya da boyun eğdirmeye çabalarlar.
Dar Koridor / Daron Acemoğlu
Atinalılar, size saygı ve sevgim vardır; ancak, ben size değil, yalnızca tanrıya baş eğerim.
Platon / Sokrates'in Savunması
İnsanlar o kadar safdildirler ve karşılarına çıkan şartlara öylesine kolayca boyun eğerler ki; aldatan kişi, her zaman aldatılmaya hazır birisini bulacaktır.
Hükümdar / Machiavelli
Duvarı yıkmaya gücüm yetmiyorsa kendimi parçalayacak değilim elbette. Ama önümde duvar var diye boyun eğmeyi de kabullenemem.
Fyodor Dostoyevski / Yeraltından Notlar
Toplumu diktatöre gönüllü olarak boyun eğmeye getirecek şey bireyselliğin yok olmasıdır.
Carl Gustav Jung / Keşfedilmemiş Benlik
Açların boyun büktüğü memlekette, kişi özgürlükten laf etmemeli.
Rıfat Ilgaz
Hayatın kurallarını değiştirecek kadar güçlü değilim ama kurallara boyun eğmeyecek kadar güçlüyüm.
Che Guevara
Güneşe karşı saygıdandır, çiçeğin boyun eğmesi. Bütün aşklardan yücedir, insanın insan sevmesi.
Aşık Mahzuni Şerif
Güç, fiziki kapasiteden değil, boyun eğmeyen iradeden gelir.
Mahatma Gandhi
Zalime boyun eğen insan da zalimdir.
Metin Erksan / Susuz Yaz