Akşemseddin

Akşemseddin

Osmanlı İmparatorluğu’nun manevi mimarlarından Akşemseddin, tıp ilmi ile tasavvuf hırkasını aynı potada eriten müstesna bir bilgedir. Fatih Sultan Mehmed’in hocası ve İstanbul’un fethinin manevi fatihi olarak tarihe geçen bu büyük mutasavvıf, sadece bir cihan imparatorluğunun kuruluş harcını karmakla kalmamış, aynı zamanda insan ruhunun derinliklerine inen hikmetli sözleriyle de asırlar ötesine ışık tutmuştur. Madde ile manayı, tıp bilimi ile inancı sentezleyen düşünce dünyası, onun kelamında adeta birer hayat düsturuna dönüşür. Onun felsefesi, insanın kendi içsel fethini gerçekleştirmeden dış dünyada kalıcı bir zafer kazanamayacağı gerçeği üzerine kuruludur.Akşemseddin’in günümüze ulaşan nasihatleri ve özlü sözleri, sabrın, tevekkülün ve azmin en berrak ifadeleridir. Mikrobiyolojinin öncülerinden biri olarak tıp alanındaki dehasıyla bilinen bu çok yönlü şahsiyet, ruhun şifasını da ilahi aşkta ve ahlakta bulmuştur. Onun öğretilerinde kibirden arınmak, nefis terbiyesi ve ilme adanmışlık her zaman ön plandadır. Her işe besmeleyle başlamaktan, hırstan uzak durmaya ve adalete dair verdiği öğütlere kadar her bir kelamı, insan-ı kamil olma yolunda rehberlik eden birer fener niteliğindedir.Doğu’nun ve İslam dünyasının bu eşsiz dehasının mirası, bugün de insanlığın yolunu aydınlatmaya devam etmektedir. Akşemseddin’in kelimelerinden süzülen bu derin irfan, modern çağın karmaşasında kaybolan günümüz insanının anlam arayışına dingin ve huzurlu bir liman sunmaktadır. Onun düşünce dünyasında yolculuğa çıkmak, hem tarihin altın sayfalarında gezinmek hem de zamansız bir bilgeliğin kapılarını aralamaktır.

Akşemseddin Sözleri

Keşfet
Aforizma.TR
Alıntı Söz Replik
Aforizma.TR Google Play