
Duygularımıza girmeyen şey düşüncelerimizi fazla meşgul etmez.

Duygularımıza girmeyen şey düşüncelerimizi fazla meşgul etmez.
Bu psikolojik ve nörolojik gerçeklik, insanın ancak tutku veya acı hissettiği şeylere odaklanabileceğini anlatıyor. Zihnimiz her gün binlerce bilgiyle, haberle veya kuru teoriyle karşılaşır. Ancak bunlardan sadece kalbimizi hızlandıran, bizi korkutan, öfkelendiren veya âşık eden şeyler (duygusal bağ kurduklarımız) zihnimizde kalıcı bir yer edinir. Geri kalan her şey unutulmaya mahkûm, sadece zihinsel bir gürültüdür. Yazar, insanın saf bir mantık makinesi olmadığını, düşünce sistemimizin aslında tamamen duygularımızın emrinde çalıştığını çok net bir nedensellikle ortaya koyuyor.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git