
Her şey politik bir anlam kazandı, özellikle de 1968’den bu yana sadece gündelik yaşam değil; delilik, dil, medya ve hatta arzu bile politik bir anlam kazandı.

Her şey politik bir anlam kazandı, özellikle de 1968’den bu yana sadece gündelik yaşam değil; delilik, dil, medya ve hatta arzu bile politik bir anlam kazandı.
Bu sosyolojik ve felsefi analiz, modern dünyada gündelik yaşamın, dilin, arzuların ve hatta deliliğin bile nasıl politik güç ilişkilerinin bir parçası haline geldiğini açıklar. 1968 kuşağından itibaren bireysel alanın ve en özel arzuların dahi toplumsal kontrol ve ideolojik mücadelelerin merkezinde yer aldığını savunur.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git