
İyiler zaten ancak kendi yaşamlarını sürdürebilirler. Başka bir şey yapamazlar ki. Ancak idare ederler.

İyiler zaten ancak kendi yaşamlarını sürdürebilirler. Başka bir şey yapamazlar ki. Ancak idare ederler.
Bu söz, iyilik kavramının modern dünyadaki trajik ve sessiz mücadelesine ışık tutuyor. Edebi ve felsefi açıdan bakıldığında, ahlaki dürüstlüğü ve vicdanı korumanın birey üzerinde yarattığı ağır yükü gözler önüne seriyor. Çıkarcılığın ve acımasızlığın güç kazandırdığı bir düzende, iyi kalmaya çalışan insanlar tüm enerjilerini sadece kendi varlıklarını ve değerlerini korumaya harcarlar. Kötülük sınır tanımazken ve başkalarının omuzlarına basarak yükselirken, iyilik sürekli bir savunma halindedir. Bu nedenle iyi insanlar, dünyayı değiştirecek büyük hamleler yapmaktan ziyade, kendi iç dünyalarındaki adaleti ve saflığı ayakta tutmak için sessiz bir hayatta kalma savaşı verirler.
Psikolojik boyutta ise bu durum, tükenmişlik ve kabullenişle ilgilidir. İyilerin sadece idare etmesi, onların yetersizliğinden değil, vicdan yükünün yarattığı varoluşsal yorgunluktan kaynaklanır. Onlar için yaşamak, dış dünyaya karşı sürekli bir direnç gösterme eylemidir ve bu direnç, tüm enerjiyi tükettiği için geriye sadece kendi hayatını sürdürebilme gücü kalır.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git