
Ne yeterince sevincini tanımış hayatın ne yeterince azabını çekmiş kumaşı yetmemiş hiçbir şeye hep yarım kalmış her şeyin çırağı olarak yaşlanmış.

Ne yeterince sevincini tanımış hayatın ne yeterince azabını çekmiş kumaşı yetmemiş hiçbir şeye hep yarım kalmış her şeyin çırağı olarak yaşlanmış.
Bu edebi ve melankolik varoluşsal tasvir, ne büyük başarılar ne de büyük trajediler yaşayabilmiş, vasatlığa mahkûm olmuş (yarım kalmış) bir hayatı betimliyor. Bazı insanlar hayata öylesine korkak, tutkusuz ve renksiz tutunurlar ki, ne büyük bir aşkın veya sevincin zirvesini tadarlar, ne de büyük bir acının dibini görürler. Kendi potansiyelini (kumaşını) asla tam kullanamayan bu karakterler, hayat sahnesinde hiçbir zaman ustalaşamaz; her duygunun, her işin ve her deneyimin sadece kıyısında ("çırağı olarak") kalırlar. Alıntı, yaşanmamışlıkların ve vasatlığın yarattığı o sessiz trajediyi muazzam bir hüzünle özetliyor.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git