
Öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde mesela zeytin dikeceksin. Hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için.

Öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde mesela zeytin dikeceksin. Hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için.
Nazım Hikmet'in "Yaşamaya Dair" şiirindeki (ve Türk edebiyatının en büyük) o efsanevi direniş ve yaşama sevinci manifestosudur. Çoğu insan yaşlandığında "nasıl olsa öleceğim" diyerek hayattan elini eteğini çeker, umudu keser. Zeytin ağacı ise meyve vermesi onlarca yıl süren, ölümsüzlüğü temsil eden bir ağaçtır. Yazar; 70 yaşında bir insanın (o ağacın meyvesini göremeyecek olmasına rağmen) sırf yaşama eyleminin kendisine duyduğu o kutsal saygıdan (ve umuttan) dolayı o fidanı toprağa dikmesi gerektiğini söyler. Ölümü bilerek ama ona asla teslim olmayarak (inadına yaşayarak) var olmanın o sarsılmaz anayasasıdır.

Hemen şimdi filmler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git