Almak eylemi. Bir şeyi ya da birini bulunduğu yerden ayırmak. Bir nesneyi, el ile ya da bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, çekmek, kaldırmak.
Bazen bir alıp kırk dokuz verirsiniz bazen kırk dokuz verip bir alırsınız.
Rahmi Koç
Kanla alınan, kansız verilmez. Bunu söyleyen Türk, Anadolu bu.
Attila İlhan
Senin değilse alma, doğru değilse yapma, gerçek değilse söyleme, bilmiyorsan sus.
Sözler
Suçludan öç almak, adalet onu bağışlamaksa fazilettir.
Herbert Hoover
Selam verdim, rüşvet değil deyu almadılar.
Fuzuli
Satıcı ol, alıcı ol, kalıcı ol, bulucu ol, ama bölücü olma.
Mevlana
Fakirin kızını almak kolay bakmak zordur.
Türk Atasözleri
Yeğniği yel alır, ağır yerinde kalır.
Veren el, alandan üstündür.
Ucuz şey alabilecek kadar zengin değilim.
İngiliz Atasözleri
Şeytanla ortak buğday eken samanını alır.
Satın alırken kulaklarını değil, gözlerini kullan.
Çin Atasözleri
Osmancık, delikanlılığındadır, aşırı atılgandır, aşırı öfkelidir. Korkarız, kırdığınca kırdırır, aldığınca verdirir.
Kuruluş Osmancık
Tutmak, almaktan zordur. Almak kılıçladır ama tutmak adaletledir.
Ben hayat alırım, hayat vermem.
Kurtlar Vadisi / Mehmet Karahanlı
Şimdi Tanrı gibi birine hayat verip diğerinden alma sırası sende.
Kurtlar Vadisi / Lisa
Rüzgar ne kadar sert esse de kayadan alıp götürebileceği sadece tozdur.
Kurtlar Vadisi / Şahin Ağa
Biz insanlara hayat veren ve verdiklerimizi onlardan geri alanlarız.
Amon / Kurtlar Vadisi