Doğrusunu isterseniz, aslında, doğrusu, gerçekte.
Ahlaken zayıf olanların her zaman bir mazereti vardır zaten.
Mürebbiye / Stefan Zweig
Zaten güvenilir kesim diye bir şey yoktu, herkes herkesten şüpheleniyordu.
Serenad / Zülfü Livaneli
Burada ölen yalnızca bedenimdir ki zaten ölümlüydü, ölecekti. Ama düşüncemi öldüremeyeceksiniz, düşüncem yaşayacak.
Deniz Gezmiş
Türkler teslimiyetçi olmaz, ölürler. Teslim olanlar da Türk değil zaten.
Attila İlhan
Her şeyin gereğinden fazla yolunda gitmesinden kuşkulanmalıydım zaten.
Stephen King
Yaptığım tüm heykeller zaten orada, taşın içindeydi. Ben sadece fazlalıkları ortadan kaldırıp o değerli özü ortaya çıkardım.
Michelangelo
Düşmanlarımı arkadaşım yaptığımda onları zaten yok etmiş olmuyor muyum?
Abraham Lincoln
İnsan her şeyi anlatamaz. Zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez.
Cengiz Aytmatov
Seçenek bir illüzyondur zaten; ne yapman gerektiğini bilirsin.
Kahin / Matrix
Bak Mathilda, insanlar için gözlerini feda etsen, zaten kördü derler.
Leon / Leon The Professional
Seni hiç sevmedim, babanı da sevmezdim zaten.
Süt Kardeşler
Baba dediğin zaten yarım kalmış bir kelimedir. Babalar hep yarım kalır.
Aşıklar Bayramı