
Yanlış seçimler hep böyle yapılır zaten, başka seçimin olmadığına kendini inandırarak.

Yanlış seçimler hep böyle yapılır zaten, başka seçimin olmadığına kendini inandırarak.
Bu söz, insanın kendi özgür iradesinden ve bu iradenin getirdiği ağır sorumluluktan kaçışının psikolojik bir analizidir. Varoluşçu felsefenin kötü inanç olarak adlandırdığı bu durum, bireyin kendi kararlarının sorumluluğunu üstlenmemek için çaresizlik maskesine sığınmasını ifade eder. İnsan, yanlış bir yola saparken vicdanını rahatlatmak adına alternatif yolların varlığını bilinçli bir körlükle reddeder. Kendimizi seçeneksizliğe inandırmak, aslında kolayı seçmenin ve sonrasındaki olası başarısızlıklar için önceden bir suçlu yaratmanın en konforlu yoludur.
Edebi açıdan bu aforizma, insan trajedisinin en savunmasız anını yakalar. Psikolojik derinliğinde ise içsel çatışmalarımızı dindirmek için uydurduğumuz o büyük yanılsama yatar. Nihayetinde en büyük tutsaklık, dışarıdaki engeller değil, zihnimizde kendi ellerimizle ördüğümüz o sahte mecburiyet duvarlarıdır.

Hemen şimdi kitaplar konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git