
Bir millete geçmişini unutturmak, onu yok etmenin ilk şartıdır.

Bir millete geçmişini unutturmak, onu yok etmenin ilk şartıdır.
Bu söz, toplumsal hafızanın ve tarih bilincinin bir milletin varoluşundaki hayati rolünü felsefi ve sosyolojik bir derinlikle gözler önüne seriyor. Bir toplumu ayakta tutan harç, yalnızca coğrafi sınırlar değil, ortak geçmişin yarattığı kolektif aidiyet duygusudur. Psikolojik açıdan bakıldığında, hafızasını yitiren bir birey nasıl kimliksizleşip manipülasyona açık hale gelirse, geçmişi unutturulan bir millet de özgün reflekslerini kaybederek başkalarının çizdiği kadere boyun eğer.
Tarih, bir toplumun bağışıklık sistemidir; bu sistemi çökertmek, o milleti dışarıdan gelecek her türlü kültürel ve siyasi müdahaleye karşı savunmasız bırakır. Dolayısıyla geçmişi unutturmak, bir toplumu fiziksel olarak yok etmeden önce onun ruhunu, ortak bilincini ve özgür iradesini teslim almanın en sinsi yoludur.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git