
Yoksulluk; fakirleri doyuramadığımız için değil zenginleri doyuramadığımız için bitmiyor.

Yoksulluk; fakirleri doyuramadığımız için değil zenginleri doyuramadığımız için bitmiyor.
Bu alıntı, yoksulluğun temel sebebinin kaynak yetersizliği değil, adil olmayan paylaşım ve tükenmeyen insan hırsı olduğunu çarpıcı bir şekilde ortaya koyar. İnsanlığın ürettiği değerler ve doğanın sunduğu imkanlar esasen dünyadaki tüm yoksulların temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek düzeydedir. Ancak toplumsal krizler, fizyolojik bir açlıktan ziyade psikolojik bir doyumsuzluğun neticesidir. Mülkiyet ve güç arzusu sınır tanımayan kesimlerin biriktirme tutkusu, geniş kitlelerin mahrumiyetine sebep olur.
Psikolojik derinliğinde ise insanın sınırsız arzuları ile sınırlı ihtiyaçları arasındaki çelişki yatar. Bir yoksulun ihtiyacı sadece bir lokma ekmekle giderilebilirken, güç ve servet tutkunu zihniyetin manevi açlığı hiçbir maddi varlıkla yatıştırılamaz. Dolayısıyla bu aforizma, küresel adaletsizliğin sorumluluğunu yoksulun çaresizliğinde değil, sermayeyi elinde tutanların bitmek bilmeyen hırsında arayarak bizi derin bir vicdan muhasebesine davet eder.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git