
İslâm, kaderciliğin ve zulme boyun eğmenin tam zıddıdır. İslâm, her türlü baskı ve zulme karşı direnmeye yönelik sürekli bir çağrıdır.

İslâm, kaderciliğin ve zulme boyun eğmenin tam zıddıdır. İslâm, her türlü baskı ve zulme karşı direnmeye yönelik sürekli bir çağrıdır.
Bu söz, İslam dininin yanlış yorumlanan kadercilik anlayışına karşı son derece güçlü, felsefi ve ahlaki bir başkaldırıyı temsil eder. Genellikle pasif bir kabulleniş veya körü körüne bir itaat olarak sunulmak istenen inanç sisteminin, aslında bireye yüklediği aktif sorumluluğu ve adalet arayışını vurgular. Psikolojik açıdan bu yaklaşım, insanı öğrenilmiş çaresizlik sarmalından kurtararak ona kendi iradesini kullanma ve haksızlığa karşı ses çıkarma gücü aşılar. Edebi ve düşünsel düzlemde ise bu alıntı, statükonun dayattığı karanlığa karşı bir özgürleşme manifestosudur. Gerçek inanç, edilgen bir bekleyiş değil; zulmün karşısında dimdik durmayı gerektiren dinamik ve eylemsel bir duruştur. Bu yönüyle söz, inancı bireysel bir teselli olmaktan çıkarıp, toplumsal adaleti inşa eden onurlu bir direniş bilincine dönüştürür.

Hemen şimdi kitaplar konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git