
Muazzam bir zekâya, ansiklopedik bilgiye sahip olabilirsiniz; fakat içinizde derin ve güçlü duyguların coşkusu yoksa, kavrayışınız da kokusu olmayan bir çiçek gibidir.

Muazzam bir zekâya, ansiklopedik bilgiye sahip olabilirsiniz; fakat içinizde derin ve güçlü duyguların coşkusu yoksa, kavrayışınız da kokusu olmayan bir çiçek gibidir.
Bu bilgece benzetme, sadece akla ve zihinsel birikime dayalı kuru bir entelektüelliğin, insani duygulardan ve ruhsal coşkudan yoksun kaldığında ne kadar eksik ve cansız kalacağını anlatmaktadır. Bilgi ve üstün zeka, dünyayı analiz etmek için güçlü araçlardır; fakat hayata asıl anlamını veren, insana empati yaptıran ve yaratıcılığı besleyen şey kalbin derin hisleridir. Duygusal bir coşkuyla beslenmeyen zeka, estetik bir görüntü sunsa da ruhu besleyecek o asil kokudan mahrumdur. Gerçek kavrayış ve bilgelik, sadece mantıksal çıkarımlarla değil, yaşamı tüm duygusal renkleriyle hissetmekle ve bu hisleri başkalarıyla paylaşabilmekle mümkündür. İnsan, zihniyle anlar ama kalbiyle yaşar ve güzelleşir.

Hemen şimdi kitaplar konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git