
İnsanoğlu her çağda aynı yemlere yakalanır, aynı numaralar defalarca oynanır, aynı tuzaklara tekrar düşülür. Popülizmin ve milliyetçiliğin zirveleri hâlâ iktidara ve tiranlığa giden çiğnenmiş bir yoldur.

İnsanoğlu her çağda aynı yemlere yakalanır, aynı numaralar defalarca oynanır, aynı tuzaklara tekrar düşülür. Popülizmin ve milliyetçiliğin zirveleri hâlâ iktidara ve tiranlığa giden çiğnenmiş bir yoldur.
Siyasi tarih felsefesini özetleyen (Hannah Arendt veya Umberto Eco çizgisine yakın) son derece isabetli bir diktatörlük eleştirisidir. İnsanlık yüzyıllar boyunca sürekli okuyup medenileştiğini sanır, ancak kitle psikolojisi (korku ve hamaset) hiç değişmez. Siyasetçiler (tiranlar) iktidarı ele geçirmek için daima o en ilkel duyguları, yani halka duymak istediklerini söylemeyi ("popülizm") ve dış/iç düşmanlar yaratarak bayrak/vatan sömürüsü yapmayı ("milliyetçilik") kullanırlar. Yazar, halkların bu ucuz "yemlere" (sahte vatanseverliğe) tarih boyunca defalarca düştüğünü ve diktatörleri kendi elleriyle yarattığını acı bir şekilde anlatır.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git