
Sen çok düşünüyorsun, senin sorunun bu.

Sen çok düşünüyorsun, senin sorunun bu.
(Muhtemelen modern sinemanın, anksiyeteyi anlatan bir diyaloğun veya sıradan/vasat kalabalıkların o "derin/melankolik" insanlara ettiği) en klişe ama bir o kadar da yaralayıcı "sürüleşme/hissizleşme" eleştirisidir. Modern dünya; çalışan, sadece emredileni yapan ve "sistemi sorgulamayan" o uyuşmuş, yüzeysel ("düşünmeyen") insanlardan oluşur. Yazar; hayatın amacını, adaletsizliği veya evreni anlamlandırmaya çalışan ("çok düşünen") o hassas ve filozofik ruhların; bu sığ toplumun gözünde "saygı duyulan bir dâhi" değil, tedavi edilmesi ("kafaya takmaması") gereken "sorunlu/hastalıklı" birer ucube olarak görüldüğünü o alaycı/acımasız aynayla yansıtır.

Hemen şimdi filmler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git