Şiddet, bir kişi veya gruba yönelik; mağdurun bedensel bütünlüğüne, mallarına veya simgesel ve kültürel değerlerine zarar verecek şekildeki her türlü davranıştır.
Yüreği sanki vahşi bir hayvanın dişleri arasında kalmış gibi şiddetlice sıkışmıştı.
Margaret Mitchell / Rüzgâr Gibi Geçti
Korku, güvensizlik ve belirsizlik insanı gerçek şiddet kadar yıpratabilir.
Dar Koridor / Daron Acemoğlu
Şiddetli rüzgar küçük otları önemsemez ama en uzun palmiyeleri, en güçlü ağaçları kökünden söker atar.
Beydeba / Kelile ve Dimne
Şiddetli zarar, hafif zararla giderilir.
Mecelle
İktidar ile şiddet birbirine karşıttır, iktidarın bitmeye başladığı yerde şiddet başlar.
Hannah Arendt
Cehalet korkuya, korku nefrete, nefret şiddete götürür.
İbn-i Rüşd
Harekete geçilmediği sürece şiddeti, dua ederek durduramazsınız.
Malcolm X
Yüksek ruhlar, her zaman sıradan akılların şiddetli muhalefetleriyle karşılaşırlar.
Albert Einstein
İnsan hep başkalarına karşı savundu kendini. Başka insanlara, doğaya. Durmadan doğaya karşı güç kullandı. Sonuç, güce, şiddete, korkuya ve bağımlılığa dayanan bir uygarlık.
Andrey Tarkovski / The Sacrifice
Şiddetle başlayan hazlar, şiddetle son bulur.
Peter Abernathy / Westworld
Westworld
Fikirler barış doludur ama geçmiş ise şiddet.
Fury