
Utanç duygusunun biraz kaybolması ya da azalması, insan tipinin dejenerasyonu ile eşdeğerdir.

Utanç duygusunun biraz kaybolması ya da azalması, insan tipinin dejenerasyonu ile eşdeğerdir.
Bu söz, utanç duygusunun bireysel bir zayıflık değil, aksine insanı insan yapan en temel ahlaki ve toplumsal pusula olduğunu vurgular. Psikolojik açıdan utanç, bireyin kendi eylemlerini ötekinin gözünden değerlendirmesini sağlayan, empatiyi besleyen ve bizi barbarca dürtülerden koruyan içsel bir denetim mekanizmasıdır. Felsefi düzeyde ise utanç, insanın sınırlarını bilmesi, erdemli kalabilmesi ve vicdani bir sorumluluk taşıyabilmesi için varoluşsal bir gerekliliktir.
Utancın aşınması ve yok olması, insanın kendi doğasına yabancılaşarak ahlaki bir boşluğa düşmesine yol açar. Sınırlarını yitiren insan, sadece toplumsal uyumunu kaybetmez, aynı zamanda kendi içsel derinliğini de çürütür. Dolayısıyla alıntı, utancın kaybını sıradan bir duygu eksikliği olarak değil, insanlığın özündeki soyluluğun yitirilmesi ve karakterin geri dönülemez biçimde yozlaşması olarak tanımlar.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git