
Oysa görüyoruz ki, var olan din, taşlaşmış zihnî kalıplar içinde durmakta, yalnızca aile baskısı toplumsal gelenekler ve çevre telkinleriyle korunmaya çalışılmaktadır.

Oysa görüyoruz ki, var olan din, taşlaşmış zihnî kalıplar içinde durmakta, yalnızca aile baskısı toplumsal gelenekler ve çevre telkinleriyle korunmaya çalışılmaktadır.
Bu söz, dinin evrensel ahlaki özünü yitirerek sadece toplumsal gelenekler, aile baskısı ve çevre telkiniyle sürdürülen donmuş, şekilci bir ritüeller bütününe dönüşmesini eleştiren sosyolojik bir tespittir.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git