
Yalnızca köleler, efendisinin sarayı ve servetiyle gurur duyar.

Yalnızca köleler, efendisinin sarayı ve servetiyle gurur duyar.
Toplumsal psikolojinin o en acınası hastalığını (Stockholm Sendromu veya gönüllü kulluğu) yüzümüze vuran çok sert, ezici bir sosyolojik eleştiridir. Normal bir vatandaş, devletin veya liderlerin zenginleşmesiyle değil, halkın cebindeki parayla ve adaletiyle ilgilenir. Ancak zihinsel olarak köleleşmiş, birey olamamış ("kulluk" kültürüne hapsolmuş) yığınlar; kendileri sefalet içinde, açlık sınırında yaşarken, başlarındaki diktatörlerin/siyasetçilerin yaptırdığı devasa saraylar, lüks uçaklar veya şatafatlı servetlerle (sanki o zenginlik kendilerininmiş gibi) övünürler. Ezilenlerin, ezenin gücüne tapınmasını anlatan tokat gibi bir tespittir.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git