
Çok güçlülerle çok zayıflar arasında demokrasi yapılamaz. Demokrasi için orta sınıfa ihtiyaç vardır, çok güçlü olanlar demokrasiyi sevmez çok zayıf olanlar köle ruhuludur demokrasiden anlamaz.

Çok güçlülerle çok zayıflar arasında demokrasi yapılamaz. Demokrasi için orta sınıfa ihtiyaç vardır, çok güçlü olanlar demokrasiyi sevmez çok zayıf olanlar köle ruhuludur demokrasiden anlamaz.
Bu söz, demokrasinin yalnızca bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda toplumsal bir denge ve psikolojik olgunluk meselesi olduğunu vurgular. Siyaset felsefesinde Aristoteles’e kadar uzanan bu düşünce, güç asimetrisinin olduğu yerde adaletin ve ortak kararın yeşeremeyeceğini savunur. Aşırı güç, sahibinde kural tanımaz bir kibir yaratırken; aşırı zayıflık ise bireyi hayatta kalma güdüsüyle boyun eğmeye, yani özgür iradeden vazgeçmeye zorlar. Bu iki uç nokta, eşitlik ve uzlaşı kültürünü barındıran demokratik zemini tahrip eder.
Demokrasinin can damarı olan orta sınıf ise ne tahakküm kurma arzusundadır ne de varoluşsal bir boyun eğme içindedir. Bu sınıf, ekonomik ve sosyal güvencesi sayesinde rasyonel düşünebilen, hak ve sorumluluk bilincine sahip bireylerden oluşur. Dolayısıyla demokrasi, güç dengesinin sağlandığı ve bağımsız düşünebilen bu orta kesimin omuzlarında yükselir; çünkü özgürlük, ne efendilerin ne de kölelerin değil, kendi ayakları üzerinde durabilenlerin ortak dilidir.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git