
Din açıklamaz ama anlamlandırır. Bilim ise anlamlandırmaz ama açıklar. Din ısıtır ama aydınlatmaz. Bilim ise aydınlatır ama ısıtmaz. İkisiyle de irtibatlı olan tek insani etkinlik felsefedir.

Din açıklamaz ama anlamlandırır. Bilim ise anlamlandırmaz ama açıklar. Din ısıtır ama aydınlatmaz. Bilim ise aydınlatır ama ısıtmaz. İkisiyle de irtibatlı olan tek insani etkinlik felsefedir.
Bu söz, insanın varoluşsal arayışında din ve bilimin üstlendiği farklı ama tamamlayıcı rolleri son derece özgün bir yaklaşımla özetler. Din, bireyin ruhsal ihtiyacına dokunarak hayata bir gaye ve duygusal bir sıcaklık katar; ancak evrenin işleyişini nedensellik çerçevesinde rasyonel olarak açıklama kaygısı gütmez. Bilim ise nesnel gerçekliği ve doğa yasalarını görünür kılarak zihnimizi aydınlatır; fakat insanın "Neden varım?" gibi derin varoluşsal sancılarına anlam katan bir yanıt veremez, insan ruhunu ısıtmaktan uzaktır.
İşte felsefe tam bu noktada, hem bilimin aydınlatıcı aklını hem de dinin anlam arayışındaki insani derinliği sentezleyen yegâne köprü olarak belirir. Felsefe, bilimin ışığıyla rasyonel kalarak dinin sorduğu nihai soruların peşine düşer; böylece insanı ne soğuk bir rasyonalizmin yalnızlığında ne de duygusal bir dogmanın kucağında bırakır.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git