
Dünya diyarı, içindeki ilahi muhabbet eksikliği nedeniyle insana ferah vermez. Bu yüzden hüzün daimidir.

Dünya diyarı, içindeki ilahi muhabbet eksikliği nedeniyle insana ferah vermez. Bu yüzden hüzün daimidir.
Tasavvuf edebiyatının (Mevlâna veya Şeb-i Arus felsefesinin) dünyevi hayata, mutsuzluğa ve hüznün kökenine dair o muazzam derecede uhrevi teşhisidir. İnsan, ne kadar zengin olursa olsun, ne kadar büyük bir aşk yaşarsa yaşasın bu dünyada tam bir tatmine ("feraha") asla ulaşamaz. Yazar; bunun sebebinin dünyadaki nesnelerin yetersizliği değil, dünyanın o ilahi ("Tanrısal/Kutsal") mutlak sevgiden ("muhabbetten") kopuk, sürgün bir yer (diyar) olması olduğunu söyler. Gerçek vatanından (Tanrıdan) ayrı düşmüş bir ruhun, bu eksiklik yüzünden her zaman "kalıcı bir hüzün" taşıyacağını fısıldar.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git