
Görülecek, işitilecek, tadılacak, okunacak, yazılacak, yapılacak o kadar çok şey birikiyor ki, bundan sonra hayatımın bütün bunlara yetişmeyeceğinden korkuyorum.

Görülecek, işitilecek, tadılacak, okunacak, yazılacak, yapılacak o kadar çok şey birikiyor ki, bundan sonra hayatımın bütün bunlara yetişmeyeceğinden korkuyorum.
(Sylvia Plath'ın "Sırça Fanus" eserindeki o meşhur incir ağacı metaforunu andırır). Bu edebi ve varoluşsal çığlık, dünyanın sunduğu sonsuz güzellikler, bilgiler ve ihtimaller karşısında, insan ömrünün (zamanın) ne kadar acımasızca kısa ve yetersiz olduğuna duyulan paniği (FOMO veya varoluşsal anksiyete) anlatır. Hayata karşı duyulan devasa bir iştahın, ölüm gerçeği karşısındaki çaresizliğidir.

Hemen şimdi kitaplar konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git