
Hiçbir şey bilmemek, hiçbir şey öğrenmemek, hiçbir şey istememek, hiçbir şey duymamak, yalnız uyumak, uyumak hep, bugün tek dileğim bu. Utanılacak, rezil bir dilek, ama yürekten.

Hiçbir şey bilmemek, hiçbir şey öğrenmemek, hiçbir şey istememek, hiçbir şey duymamak, yalnız uyumak, uyumak hep, bugün tek dileğim bu. Utanılacak, rezil bir dilek, ama yürekten.
Bu söz, insanın varoluşsal bir yorgunluk ve zihinsel tükenmişlik anında hissettiği derin kaçış arzusunu ifade eder. Yazar, dış dünyanın gürültüsünden, bilmenin getirdiği ağır sorumluluktan ve hissetmenin yarattığı acıdan kaçarak mutlak bir sessizliğe, yani uykunun sunduğu o geçici yok oluşa sığınmak istemektedir. Psikolojik açıdan bu durum, ağır bir ruhsal doymuşluk ve savunma mekanizmasıdır; zihin, hayata devam edebilmek için kendini geçici olarak kapatma ihtiyacı duyar.
Schopenhauer felsefesinde karşılık bulan bu istencin reddi, yaşama arzusunun sönümlendiği melankolik bir eşiği temsil eder. Dileğin rezil ve utanılacak olarak nitelendirilmesi ise toplumsal normların dayattığı sürekli aktif ve üretken olma zorunluluğu ile bireyin içsel çaresizliğinin çatışmasıdır. Bu samimi itiraf, insanın kendi kırılganlığını ve sınırlarını kabul ettiği en dürüst andır.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git