
Karşılıklı uzlaşmayı, diyaloğu saklayacak, hoşgörüyü hakim kılacak düşünce, bizim inanç sistemimizde ve kültürümüzde vardır. Yeter ki bunlara zıt planlamalar ve dayatmalar olmasın.

Karşılıklı uzlaşmayı, diyaloğu saklayacak, hoşgörüyü hakim kılacak düşünce, bizim inanç sistemimizde ve kültürümüzde vardır. Yeter ki bunlara zıt planlamalar ve dayatmalar olmasın.
(Sosyolojik ve siyasi bir hoşgörü/asimilasyon savunmasıdır). Türk/İslam veya Anadolu kültürünün temelinde zaten farklı inançlara, kültürlere saygı (hoşgörü) ve onlarla (uzlaşma) içinde yaşama pratiklerinin yüzyıllardır var olduğunu iddia eder. Ancak yazar bir de şart (kırmızı çizgi) koyar: "Biz herkesle kardeşçe yaşarız, ama (yeter ki) birileri bu hoşgörümüzü suistimal edip, bizim kendi değerlerimizi yok etmeye, kendi emperyalist veya asimilasyoncu kültürlerini bize zorla (dayatmalar olmasın) kabul ettirmeye kalkmasın." Barış evet, teslimiyet hayır.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git