
Ölemeyecek kadar canlı ve yaşayamayacak kadar ölüyüz.

Ölemeyecek kadar canlı ve yaşayamayacak kadar ölüyüz.
Bu derin varoluşsal ve depresif tespit, modern insanın o korkunç arafta kalmış ruh halini (zombileşmesini) anlatır. Biyolojik olarak kalbimiz atıyor, nefes alıyoruz, fatura ödüyoruz; yani mezara girmek (ölmek) için fazla "canlıyız". Ancak hayallerimizi yitirdiğimiz, rutine hapsolduğumuz, hiçbir şeye tutku duymadığımız ve sadece günü kurtardığımız için; gerçek anlamda var olmak (yaşamak) için de çoktan "ölmüş" durumdayız. Bu alıntı, insanın fiziksel olarak hayatta kalmasıyla ruhsal olarak yaşaması arasındaki o büyük farkı ve anlamsızlığı mükemmel bir çelişkiyle özetliyor.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git