
Gerçek, kasabanın fahişesi gibidir. Onu herkes tanır ama sokakta görünce kimse selam vermeye cesaret edemez.

Gerçek, kasabanın fahişesi gibidir. Onu herkes tanır ama sokakta görünce kimse selam vermeye cesaret edemez.
Toplumsal ikiyüzlülüğü, sansürü ve "gerçeğin" o korkutucu doğasını ifşa eden inanılmaz zekice ve edebi bir metafordur. Bir şirketteki yolsuzluğu, bir evlilikteki ihaneti veya siyasetteki bir yalanı (gerçeği) kapalı kapılar ardında (kasabada) fısıltı gazetesiyle herkes bilir. Ancak o gerçeği uluorta, herkesin içinde ("sokakta") dile getirmek, o kurulu sahte düzeni bozacağı ve tepki çekeceği için büyük bir cesaret gerektirir. Bu yüzden herkesin bildiği o çıplak gerçeğe kimse sahip çıkmaz, herkes onu görmezden gelir ve ona ("selam vermekten") kaçar. Hakikatin nasıl yalnız bırakıldığını anlatan kusursuz bir örnektir.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git