
Makbul alim odur ki sultana uzak durur, makbul sultan odur ki alime yakın durur.

Makbul alim odur ki sultana uzak durur, makbul sultan odur ki alime yakın durur.
Bu söz, bilgi ile iktidar arasındaki o ezeli ve hassas dengenin felsefi bir portresini çizer. Alimin sultandan uzak durması, entelektüel bağımsızlığın ve hakikatin safiyetinin korunması adına hayati bir gerekliliktir. Çünkü güç, doğası gereği bilgiyi kendi çıkarları doğrultusunda bükmeye meyillidir; alim iktidarın gölgesine sığındığında tarafsızlığını ve vicdani pusulasını kaybeder.
Diğer taraftan, gücü elinde bulunduran sultanın alime yakın durma arzusu ise yönetme erkinin ahlaki ve akli bir zemine oturmasını sağlar. Bilgeliğe yaklaşan iktidar, tiranlaşmaktan kurtulup adalete yönelir. Psikolojik açıdan bu ilişki, egonun ve mutlak gücün, bilginin mütevazı ve sorgulayıcı ışığıyla terbiye edilmesi sürecidir. Son tahlilde alıntı, toplumsal adaletin ve zihinsel hürriyetin ancak bilginin bağımsız, gücün ise rehberliğe açık olduğu bir düzende mümkün olabileceğini hatırlatır.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git