
Hep bir beklenti içindeyim, hep perişanım.

Hep bir beklenti içindeyim, hep perişanım.
Bu söz, insan ruhunun en amansız paradokslarından birini, yani umut ile yıkım arasındaki o ince ve sarsıcı bağı gözler önüne seriyor. Psikolojik açıdan beklenti, zihnin geleceğe yazdığı ve çoğunlukla karşılıksız çıkan vadeli bir senettir. İnsan, mutluluğunu kendi dışındaki koşullara veya kişilere endekslediğinde, kendi iç huzurunun anahtarını da başkasına teslim etmiş olur.
Felsefi boyutta ise bu durum, Stoacı düşüncenin de dikkat çektiği üzere, kontrol edilemeyene bel bağlamanın getirdiği kaçınılmaz bir hüsrandır. Sürekli bir bekleyiş hali, şimdiki anın gerçekliğini ıskalamamıza ve kendimizi bitmek bilmeyen bir belirsizliğin pençesinde hırpalamamıza yol açar. Alıntı, arzunun ve beklentinin insanı nasıl kendi içsel hapishanesine mahkum ettiğini ve bu kısır döngünün ruhu nasıl yavaş yavaş aşındırdığını son derece çarpıcı bir dille özetliyor.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git