
Şimdi sömürülecek olan ruhtur. Bu yüzdendir ki bu yeni çağa depresyon ya da tükeniş (burnout) gibi ruhsal rahatsızlıklar eşlik ediyor.

Şimdi sömürülecek olan ruhtur. Bu yüzdendir ki bu yeni çağa depresyon ya da tükeniş (burnout) gibi ruhsal rahatsızlıklar eşlik ediyor.
Bu söz, modern çağın görünmez prangalarını ve bireyin kendi kendinin kölesi haline gelişini felsefi bir derinlikle gözler önüne seriyor. Endüstri devriminin fiziksel bedeni sömüren yapısı, günümüzün neoliberal düzeninde yerini zihinsel ve duygusal bir kuşatmaya bırakmıştır. Artık dışarıdan dayatılan somut bir zorbalık yoktur; birey, başarı ve performans odaklılık maskesi altında kendi kendini durmaksızın tüketmektedir. Özgürlük illüzyonuyla sarmalanan bu yeni sömürü düzeninde, ruhun sınırları zorlanmakta ve insan kendi içsel kaynaklarını hızla kurutmaktadır.
Psikolojik açıdan bakıldığında, depresyon ve tükenmişlik sendromu bu sistemik zorlamanın kaçınılmaz birer yan ürünüdür. İnsan ruhu, sürekli aktif, üretken ve kusursuz olma zorunluluğunun yarattığı ağır yükü taşıyamaz hale geldiğinde içe doğru çökmektedir. Bu çarpıcı tespit, modern insanın yaşadığı varoluşsal krizi ve kapitalist sistemin bedenimizden ziyade doğrudan ruhumuzu hedef alan yeni hegemonya biçimini sarsıcı bir şekilde deşifre ediyor.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git