Bir başkası değil, kendisi. Aralarında eşitlik bulunan, birbirinden değişik ya da ayrı olmayan.
Adın ne değeri var? Şu gülün adı değişse bile kokmaz mı aynı güzellikte?
Romeo ve Juliet / William Shakespeare
Dinlemesini biliyorsun, ki bu mühim bir meziyettir. Hiçbir şeye yaramasa bile insanın boşluğunu örter, karşısındakiyle aynı seviyeye çıkarır.
Ahmet Hamdi Tanpınar / Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Görünen ve olan şey aynı olsalardı bilime gerek kalmazdı.
Michio Kaku / Zihnin Geleceği
Aynı şartlar (sebepler), aynı neticelere yol açmaz.
Aliya İzzetbegoviç / Özgürlüğe Kaçışım
Türlerin karışımı yasası dayatılıyor bize. Her şey cinseldir, her şey politiktir, her şey estetiktir, hem de aynı zamanda.
Jean Baudrillard / Kötülüğün Şeffaflığı
Dışarıda bırakılmak içeri kapatılmakla aynı şeydir.
Hapishanenin Doğuşu / Michel Foucault
Aynı duyguyu paylaşan kederli ruhlar, birbirleriyle karşılaştıklarında huzur bulurlar.
Halil Cibran
Sağırdırlar, aynı zamanda da kör; şaşkın, kararsız zümreler.
Parmenides
Yüzümüzün ve gözlerimizin rengi ne olursa olsun, gözyaşlarımızın rengi aynıdır.
Afrika Atasözleri
Ne kadar değişirse, o kadar aynı kalır.
Fransız Atasözleri
+ Burada bir güneş ışığı vardı. - Güneş hep aynı yerde durmaz.
Ekmek ve Çiçek
Ne yaparsan yap nehir, aynı yönde akmaya devam eder.
Bryan Singer / X-Men
Bu kasabada hep aynı hayatı tekrarlayarak direncimi kaybettim.
Kırık Bir Aşk Hikayesi / Ömer Kavur
Her şeyi ben mahvettim demekle her şeyi ben mükemmel yaptım demek aynı şey.
Gassal
Ölmek ya da hapse geri dönmek, ikisi de aynı şey.
Michael Bay / The Rock
- Ne yapıyorsun sen - Hazırlanıyorum - Siyasetçilerle buluşmaya gidiyorsun, haydutlarla değil. - İkisi aynı şey değil mi patron.
Narcos