
Ülkeyi partiler, programlar, reçeteler düzeltmez. Ahlakımız düzelmedikçe, ahlak siyasete egemen olmadıkça memleket de düzelmez.

Ülkeyi partiler, programlar, reçeteler düzeltmez. Ahlakımız düzelmedikçe, ahlak siyasete egemen olmadıkça memleket de düzelmez.
Siyasi sistemlerin veya anayasa değişikliklerinin neden tek başına işe yaramadığını anlatan çok haklı ve derin bir sosyolojik tespittir. İnsanlar sürekli yeni partilere oy vererek, yeni ekonomik modeller (reçeteler) deneyerek ülkenin kurtulacağını sanırlar. Oysa yazar, çürümenin kökünün siyasette değil "toplumsal ahlakta" yattığını söyler. Hırsızlığın, kayırmacılığın ve yalanın normalleştiği bir toplumda; o halkın içinden çıkan hangi parti başa gelirse gelsin sonuç aynı (yolsuzluk) olacaktır. Her şeyin temelinin, siyasetin de üstünde yer alan o "bireysel ahlakın (namusun)" inşası olduğunu vurgular.

Hemen şimdi düşünürler konulu bilgi yarışmasına katılın!
Bilgi Yarışmasına Git